Sıcak bir yaz akşamında, Abigail Mac’in iri göğüsleri ve Amber Jade’in koyu teni arasında kıvılcımlar uçuşuyordu. Üçlü odaya yayılan elektrik gibi bir his vardı; büyük ass’ları karnına bastırılmış, iki kadın birbirine yaslanmışken devasa yargasıyla adam yerinden fırlamaya hazırdı. Abigail’in sarı saçları terden yapışmış, Amber’in kahverengi bukleleri ise boynuna dökülüyordu. İkisi de gözleriyle inadına meydan okurken, amcıklarındaki ıslaklık parmaklarla hissediliyordu.
Adamın kalın yargası önce Abigail’in avuçlarına sıkıştı, ardından hızla Amber’in sıcak amcığına indi. Sarışının dudakları sarkarken, brunetenin nefesi kesiliyor, aralarını süze süze inatla sikişe hazırlanıyorlardı. Parmaklar kızların amcıklarını didiklemeye başladı; Abigail ufak ufak inlerken Amber daha agresif bir şekilde omzunu adamın göğsüne dayadı. Yarganın ucundaki ıslaklık arttıkça artıyordu kadınların ciğerlerine dolan istek.
Köklere dalgın dalgın bakan adam, önce Abigail’i sırt üstü yatırdı; devasa yargasını onların üstünde gezdirirken ikisinin de nefes alış verişi hızlandı. Sarışının büyük göğüsleri öne çekilirken adam sertçe içine girdi; o feminen amcığa adeta hükmediyordu. Amber yanlardan sarkmış ass’ını sallayıp yakaladı adama, üç kişi arasında hızlı bir ritim yakalandığında oda homurdanmaya başladı. Sarhoş edici sesler ve iniltiler arasında adam sırayı Amber’e getirdi, alttaki kadının kan ter içinde kalan vücudu ışıldıyordu.
Yarganın her inişi birlikte yükselen arzunun sesi gibiydi; Amber geniş amcığını açar açmaz adam dibine kadar köktü. Abigail ise ağzıyla adamın kemikli boynunu emiyor, kendi yaraklarını hırpalıyordu. Kızların kıvrımları ve damlayan teriyle buluşan kalın yargağın sertliği karşısında artık dayanılmaz bir noktadaydı bu cehennem oyunu.
Sonunda istemsizce kasılan vücutlar birleştiğinde yüksek bir çığlık patladı odada; adam sırtındaki iki kadına delice dayadı, içerideki sıcaklığı zirveye taşıyarak beyaz köpük gibi boşaldı kızların derinliklerine. Terleyen bedenler birbirine sarıldı; istek tatmin olmuş ama gözlerde hala ateş vardı. Bu anlarda sadece yalancı dünya sustu, kalan tek gerçek acımasız zevkin kendisiydi.
