Odaya yayılan ağır nefesler, küçük Asyalı folloşun vücudundaki her kıvrımı ortaya çıkarıyordu. Daracık siyah elbisesi sırtından kayarken, ince belini ve yuvarlak kalçalarını sergilemekten çekinmiyordu. Gözleri parıl parıl yanıyor, dudakları ısırıyor; sanki içindeki pis arzuyu bastırmak için kendini zor tutuyordu. Yatak köşesine oturmuş, yavaşça dizlerini açıp amcığını nazikçe eliyle yokluyordu; o küçük amına dokunan parmaklar içinde çıplaktı, ıslaklık yayıyordu etrafa.
Birden adamın kaba elleri üzerinde dolandı, göğüslerini kavrayıp sertçe sıktı. Kadife gibi yumuşacık olan memeleri, onun sert dokunuşuyla diken diken olmuştu. Göğsünden boynuna doğru inen ufak ter damlacıkları tenine yapışırken, adamın alçak sesle çıkardığı alaycı sözler kulaklarında çınladı. “Hadi götünü göster de iyice sikeyim seni,” dediğinde o an gözlerini kapadı ve içine çektiği nefesiyle hazır olduğunu belli etti.
Adam hızla üstüne atladı, kıçını kaldırdığı anda deli gibi dayamaya başladı. İçeri girişi ilk anda hafif acıtacak gibiydi ama hemen yerine oturdu; minik amcığının etrafını saran kalın yarak deliğine adeta yapıştı. Her vurduğunda derinden inledi kadın; acıyla zevk arasında gidip gelen sesi yatak odasına yayılıyordu. Amını dolduran her hareketi daha da vahşileşti adamın; sırf onu okutmak için hırçınca sikmeye başladı. Kadının yüzüne akan ter damlalarıyla beraber boşalmanın eşiğine geldiğini görebiliyordun; gözlerini açıp dik dik baktığında tüm korkularından arındığını anlardın.
Son bir süratle birkaç kere daha köklediği yaragını dibine kadar soktu ve ardından sertçe sıktığı kalçasına boşaldı. Kadın titreyerek ama tatmin olmuş şekilde yatağın içine çöktü, ciğerlerine dolan o keskin haz ile yeniden nefes aldı. Ölesiye inletilen bu Asyalı folloşun sesi geceye karıştı; amının içindeki iz bırakan o kirli kökleme unutulmazdı.
