Jada Stevens, o devasa kıçıyla oranın tozunu attırmaya hazırdı. Arkası dönük, kalçasını kırarak J Mac’in kocaman yarakına davetiye çıkarıyordu. O bembeyaz, dolgun bunda her hareketiyle dalga dalga titreşimler yayılıyor, adamın içgüdülerini daha da körüklüyordu. J Mac sabırsızdı; o iri sikisiyle Jada’nın amcığını test etmek için öne eğildi, dudaklarıyla kıymetli tatlı saksoyu kapıp yavaşça emmeye başladı. Jada’nın nefesi kesildi, bedeninin her noktası elektrikle doldu.
Adamın sertleşen yarakını eline alıp sıktıkça, Jada tüm ihtirasıyla karşılık veriyordu. Göbeğinden kalçasına doğru inen ince ter damlaları parlıyordu ışıkta. Derin bir nefes alıp arkasını çevirip yere eğildi, kıçını iyice kaldırdı; kocaman amcığının etrafı can çekişiyor gibiydi. J Mac’ın elleri acımasızca o yuvarlak şuh poposunu kavrayıp sıkmaya başladı. Ardından sertçe içeri gömüldü; her kökleme sesi odada yankılanıyordu.
Jada tamamen teslim olmuştu; boynunu geriye atıyor, yüksek yüksek inliyordu. Adam hızlanıyor, her saplayışında içinde kıvranan o sıcaklık ve ağrı çıtayı daha da yukarı taşıyordu. Parmak uçlarıyla yatağa tutunup bedenini sıkıyordu sanki kopacakmış gibi ama dayanıyordu eziyete; çünkü bu acının sonunda büyülü bir boşalma vardı.
J Mac vazgeçmedi; amcığını derinlere gömerek tekrar tekrar vuruyordu. Jada’nın büyük butu ritme uyuyor, bedenleri aynı anda titriyordu; kah kah bağırıyorlar, duvarlara kadar hissettiriyorlardı yaşadıkları şeyi. Sonunda ikisi de zirveye ulaştı: adam dipten boşalırken Jada dizlerine çökmüş inlemesini duyuruyordu dünyaya. O iğneli sızı ile birlikte ruhlarını sarsan o ateşli an geldiğinde odadaki hava bile ağırlaşmıştı… Yalak yarak birleşmesinin en kronik haliydi bu!
