Japonya’nın karanlık sokaklarından gelen Ako Nishino, esmer teni ve parlak siyah saçlarıyla masumiyetten uzak, bambaşka bir oyun peşindeydi. Evin içinde sessizlik hakimken, gizli arzularının peşinde koşuyordu. Yanındaki adamın bakışlarındaki hırsa karşı koyamayan Ako, dudaklarını ısırarak yavaşça yaklaştı. Ellerini beline sarkıtarak yaramazca gülüyor, içindeki kirli hisleri dışarı vurmanın zevkini çekiyordu.
Adam onu öyle sertçe tuttu ki bedeninin her noktası titredi. İnatçı bakışlar altında kıvrandı, amcığını sıkıca kavrayan ellerin baskısına boyun eğdi. Yumuşak dudakları adamın sert yumuşatıcılarına alışırken, dilleri arasında ateşler dans ediyordu. Her nahif nefes alışında sakso hareketleri hızlandı, dudaklarının arasından inleyen sesler evin dört bir yanını doldurdu. Ako’nun göğsü hızla kalkıp inerken, parmaklarla tahrik edilen sütyeni aşağı kaydı; çıplak olan teninin üzerine düşen ter damlaları sahneyi daha da kızıştırıyordu.
Adam artık sabırsızlanmıştı; kalçasını şiddetle dayadıktan sonra içeriye köklediği an Ako tüm manasıyla teslim oldu. Sikişi hissederken yüzündeki ifadenin hem acı hem haz arasında savrulduğu belliydi. Yapayalnız bırakılmış gibi bağırıyor, ama istemese bile vücudunda biriken o yoğun sarsıntıyı kontrol edemiyordu. Her inleme ve çığlık aralarında kurulan o kirli bağı iyice perçinliyordu. Ako’nun amcığı adamın yaragıyla bütünleşirken odada fısıltılar gibi yayılan iğrenc cinsel enerjinin kokusu sinmişti.
Kökleme hızlandıkça ikisi de artık başka dünyaya geçmiş gibiydi; Ako’nın ıslaklığı adamın her hareketiyle daha da üst seviyeye çıkarken amcıklığına dolan parmaklar azgınlaşıyor, onun gürültülü folloşunu tetikliyordu. Artık kaçamayacak noktada olduklarında ikisi de tek vücut olmuştu; armonik şekilde birbirlerini inletip köklerken nihayet patlama yaşandı. Yamuk yamuk seslerle çıkan çığlıklar havayı delip geçti; Ako kendinden geçerken aldığı kütleyle amcığını ağzına alıp son kez emmeye başladı; içinde kalan son damlalar avuçlara sıçradıktan sonra sahne suskunluğa gömüldü ama orada bulunan herkes yoğun bir pislik ve sapıklık kokusunu içine çekmişti.
