Doğum gününde Addison O’reilly’e üçlü hayali yaptırıyor

0 views
|

Madrid’in sıcak sokaklarından birinde, Addison O’reilly’nin başrolünde olduğu bu sahnede, doğum günü çocuğu tüm kontrolü eline almıştı. Kadın, hafifçe terlemiş teniyle parıltılı gözlerini ona dikmiş, arzunun ve çaresizliğin iç içe geçtiği o anlarda bekliyordu. Her hareketinde yaşadığı yoğun gerilimi hissettirirken, o adam kendi kurallarını koyuyordu; esir almaya niyetliydi.

Addison’ın dudakları arasında çıkan ilk sert cümleler, ortamın havasını değiştirmişti. Kendi doğum gününü kutlarken, karşısındaki folloşu tamamen kendine bağlıyor, onun bedenini açığa çıkarırken sakso yapmayı da es geçmiyordu. Yumuşacık amcığını yalayıp emmeye başladığında, kadının vücudu hemen tepki vermişti; nefesi hızlanmış, kasları gerginleşmişti. Karşılıklı bir çekişme başlamıştı: adam amını dayamadan önce yavaş yavaş köklemeye hazırlanıyor, onu delirtene kadar sarsmak istiyordu.

İlk dokunuştan itibaren sert ve acımasızdı; kelimelerle değil ama beden diliyle baskısını hissettiriyordu. Kadının amcığına saplanan kalın yarak, hissedilir bir şekilde içine doluyor; her itişte derinlere nüfuz ediyor ve kadın titriyordu. İstem dışı iniltiler yükseliyor, bu kirli oyun ikisinin de kanına işlemişti artık. Adam sadece dayamakla kalmıyor, aynı zamanda sertçe tutuyor ve her seferinde daha fazla içine dalıyordu.

Addison O’reilly’nin bedeniyle oynayış biçimi öylesine yoğundu ki; kadın kendini bırakmadan edemiyordu. Göğüslerine ellerini gezdirirken acı veren ama aynı zamanda zevk veren dayanılmaz sancılar yaşatıyordu. Kadının iniltisi arttıkça adam daha da vahşileşiyor; sırtından tutup onu arkalayarak iyice üzerine yaslanıyor ve artık sınırları zorluyordu.

Gecenin sonunda geldiği doruk noktası tarifsizdi: ikisi de birbirine bağımlı olmuştu adeta. Kadının bütün içtenliğiyle kopardığı yüksek çığlıklar arasında adam son kez gözü kara şekilde köklerken, bedenlerindeki ter birleşip kokularıyla havayı dolduruyordu. Ellerinden kurtulamaz hale gelmiş amcığını sıkarak son bir kez daha deli gibi inleten adam sahnenin efendisi olduğunu ilan etmişti. Bu vahşi sikişten sonra sessizlik çöküyor ama ardında kalan istek bir türlü dinmiyordu; aynı anda hem cezalandırılmış hem de teslim alınmış bir köle gibiydiler.