Tori Montana ve üvey kardeşi Maya Farrell, karanlık bir odada kıvrılmış, birbirlerine sapıtacak kadar tutkuyla bağlanmışlardı. Maya’nın uzun siyah saçları omuzlarından süzülürken, Tori’nin diri göğüsleri ve dik kalçaları göz alıcı bir şekilde ortaya çıkıyordu. İkisi de nefes kesen bir hızla, doğal olmayan heyecanla birbirlerinin amcıklarını yalıyor, dudaklarıyla oynuyor; oynamaktan öteye geçip adeta yakıyorlardı. Maya, Tori’nin küçük amını öyle bir yaladı ki, onun içine giren tırnaklarının ve dilinin her hareketinde Tori çatlayacak gibi titriyor, kendini tamamen kaybediyordu.
Ardından Tori döndü ve Maya’nın dar amcığını elleriyle açıp parmaklarının yumuşak ama hırçın hareketleriyle içini didiklemeye başladı. Parmaklar birkaç santim ilerleyip çekilirken ikisi arasında yükselen sesli iniltiler duvara çarpıyor, ortamı iyice ısıtıyordu. Sadece sıradan sevgililer değil, adeta sapıkça vuran iki kadın gibiydiler; aralarındaki bağ diken üstündeydi. Derken Tori sırtüstü uzandı ve Maya’nın kocaman kalçalarını kavrayarak onu tepeye bindirdi. Maya kalçasını hızlıca ileri geri savururken Tori’nin amcığına sert sert dayandı. O esnada her iki yanağı da sarkmış büyük göğüsler sabit durmuyor; sikişle birlikte ritmik şekilde titriyordu.
Maya çılgınca köklüyor, Tori ise hemen karşılığını veriyordu: cadı gibi bacaktan tutup sakinleştirmeye çalışırken bile nefesi ağzından dışarı taşan bu kız iğrenççe sakso yapıyordu pezevenk gibi. Sonra pozisyonu değiştirdiler; 69’a girdiler. İki kadının amcıklarıyla yarakları ağızlarında dans ederken ses tufanı yaşandı. Aynı anda Tori’nin parmakları maya’nın pis kokan içine sokuldu; eli hızla gidip gelirken adamı çıldırtacak şekilde ısrar etti.
En sonunda strap-on’u takan Maya sert sert vuruyordu; köklüyor ama bunun yetmeyeceği belliydi. Hız arttı; sanki evde başkasına duyurmamak için çığlıklarını boğmaya çalışan iki folloştular orada… Derin derin kökledikçe Tori’mizin içinde bir şey kırılıyormuş gibi oldu ve o an geldi: şiddetli bir sıçrama ile meyveleri dışarı fışkırdı. Suyu etrafa saçılırken ortalık savaş alanına döndü; hiçbir şey sonrasını umursamadan yorgun ama müthiş tatmin olmuşlardı…
